"advertiser" in Turkish
Definition
Ürün, hizmet veya fikrini tanıtmak için reklam veren kişi ya da şirket.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iş ve pazarlama alanında kullanılır. Reklamı veren kişiyi/kurumu ifade eder, reklamın kendisini değil. 'Büyük reklamveren', 'online reklamveren' gibi ifadelerde geçer.
Examples
The advertiser paid for a full-page ad in the newspaper.
**Reklamveren** gazetede tam sayfa reklam için ödeme yaptı.
An advertiser uses creative ideas to get people’s attention.
**Reklamveren** insanların dikkatini çekmek için yaratıcı fikirler kullanır.
Our company became a big advertiser last year.
Geçen yıl şirketimiz büyük bir **reklamveren** oldu.
Every advertiser wants their brand to stand out online these days.
Artık her **reklamveren** markasının internette öne çıkmasını istiyor.
The magazine relies on money from advertisers to keep running.
Dergi, ayakta kalmak için **reklamverenler**den gelen paraya bağlı.
If an advertiser finds the ad isn’t working, they’ll try a new strategy.
Bir **reklamveren** reklamının işe yaramadığını görürse, yeni bir strateji dener.