"adulation" in Turkish
Definition
Birine gereğinden fazla övgü ya da yağcılık etmek, genellikle samimi olmayan şekilde.
Usage Notes (Turkish)
'Aşırı övgü' ve 'dalkavukluk' resmî ve olumsuz anlam taşır; samimi övgülerde kullanılmaz. 'admiration' veya 'praise' daha nötrdür.
Examples
The actor received a lot of adulation after the movie premiered.
Film gösterime girdikten sonra oyuncu büyük bir **aşırı övgü** aldı.
He enjoyed the adulation of his fans.
Hayranlarının **aşırı övgüsünden** hoşlanıyordu.
Politicians often receive adulation from their supporters.
Siyasetçiler genellikle destekçilerinden **aşırı övgü** alırlar.
All that adulation started to make her uncomfortable; it felt fake.
Tüm bu **aşırı övgü** onu rahatsız etmeye başladı; sahte geldi.
He grew tired of the constant adulation and just wanted honest feedback.
Sürekli **aşırı övgüden** bıkmıştı ve sadece dürüst geri bildirim istiyordu.
The celebrity was surrounded by adulation, but she stayed humble.
Ünlü **aşırı övgülerle** çevriliydi ama alçakgönüllü kalmayı başardı.