"acquiescence" in Turkish
Definition
İtiraz etmeden, sessizce veya isteksizce bir şeye razı olma veya kabul etme durumu.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, hukuki ya da akademik metinlerde yaygındır. Aktif bir onaydan çok, pasif veya isteksiz kabul anlamı taşır. ‘sessiz onay’ gibi ifadelerle kullanılır.
Examples
His acquiescence surprised everyone during the meeting.
Toplantıda onun **sessiz onayı** herkesi şaşırttı.
She nodded in acquiescence to the suggestion.
O, öneriye **sessiz onayla** başını salladı.
The contract was signed with his acquiescence.
Sözleşme onun **sessiz onayıyla** imzalandı.
Her silence was taken as acquiescence to the plan.
Onun sessizliği, plana **sessiz onay** olarak kabul edildi.
There was a sense of reluctant acquiescence among the staff.
Personelde isteksiz bir **sessiz onay** havası vardı.
I didn't expect such easy acquiescence from him.
Ondan bu kadar kolay **sessiz onay** beklemiyordum.