"acquainted with" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi yüzeysel olarak tanımak ya da biraz bilgi sahibi olmak anlamına gelir; derin bilgi veya yakınlık içermez.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya nazik ortamlarda kullanılır; 'get/become acquainted with' ile birlikte sıkça geçer. Yüzeysel bilgi veya tanışıklık içindir.
Examples
I am acquainted with your friend from school.
Ben, okuldan arkadaşınla **tanışığım**.
Are you acquainted with this software?
Bu yazılımla **aşina** mısınız?
They got acquainted with the city quickly.
Onlar şehre çok hızlı bir şekilde **aşina oldular**.
I only got acquainted with her at last week's event, so I don't know her well.
Geçen haftaki etkinlikte onunla sadece **tanıştım**, bu yüzden onu pek tanımıyorum.
Once you become acquainted with the rules, the game is much easier.
Kurallarla **aşina olunca**, oyun çok daha kolay oluyor.
I'm not very acquainted with local customs yet, but I'm learning.
Yerel geleneklere henüz çok **aşina** değilim, ama öğreniyorum.