"acquaint" in Turkish
Definition
Birini bir konu, bilgi veya kişiyle tanıştırmak ya da aşina olmasını sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve yazılı dilde daha çok kullanılır. 'bir şeyi anlatmak', 'kendini tanıtmak' gibi kalıplar şeklinde bulunur; günlük konuşmada 'tanıştırmak' daha yaygındır.
Examples
I want to acquaint you with our company's policies.
Sizi şirketimizin politikalarıyla **tanıştırmak** istiyorum.
The guide acquainted us with the local history.
Rehber bize yerel tarihi **anlattı**.
Please acquaint yourself with the rules before starting.
Lütfen başlamadan önce kurallarla **aşina olun**.
She took a few minutes to acquaint herself with her new workspace.
Yeni çalışma ortamıyla **aşina olmak** için birkaç dakika ayırdı.
Let me acquaint you with some key team members.
Sizi birkaç önemli ekip üyesiyle **tanıştırayım**.
He quickly acquainted himself with how things worked around here.
Buradaki işleyişe hızla **aşina oldu**.