아무 단어나 입력하세요!

"accosting" in Turkish

sataşmakrahatsız edici şekilde yaklaşmak

Definition

Genellikle istenmeyen şekilde birine aniden veya rahatsız edici biçimde yaklaşarak konuşmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmi veya yarı resmi konuşmalarda kullanılır ve genellikle olumsuz bir anlam taşır. 'Tanımadıklarına sataşmak', 'satış elemanlarının sataşması' gibi.

Examples

He was accosting people on the street, asking for money.

O, sokakta insanlara **sataşıyor**, para istiyordu.

The woman felt uncomfortable when she was accosted by a stranger.

Kadın, yabancı biri tarafından **sataşıldığında** rahatsız oldu.

Security guards stopped the man from accosting guests at the door.

Güvenlik görevlileri adamın kapıdaki misafirlere **sataşmasını** engelledi.

People dislike being accosted by aggressive salespeople in the mall.

İnsanlar, alışveriş merkezinde ısrarcı satıcılar tarafından **sataşılmaktan** hoşlanmaz.

After accosting the celebrity, the fan was quickly escorted away by security.

Ünlüye **sataştıktan** sonra, hayran güvenlik tarafından hemen uzaklaştırıldı.

I didn't appreciate the man accosting me while I was just waiting for my bus.

Otobüsümü beklerken adamın bana **sataşmasını** hiç hoş karşılamadım.