"abatement" in Turkish
Definition
İstenmeyen bir şeyin (örneğin, gürültü, vergi, kirlilik) seviyesi, miktarı veya yoğunluğunun azaltılması.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmî, hukuki ve teknik bağlamlarda ('tax abatement', 'noise abatement') kullanılır; gündelik konuşmada yaygın değildir.
Examples
The company worked on the abatement of air pollution.
Şirket hava kirliliğinin **azaltılması** üzerinde çalıştı.
They applied for a tax abatement for their new project.
Yeni projeleri için **vergi azalması** başvurusu yaptılar.
Noise abatement is important near airports.
Havaalanı yakınlarında **gürültü azaltılması** önemlidir.
After the new law, there was noticeable abatement in water pollution.
Yeni yasadan sonra su kirliliğinde gözle görülür bir **azalma** oldu.
We're hoping for an abatement of property taxes next year.
Gelecek yıl emlak vergisinde bir **azalma** bekliyoruz.
There hasn't been much abatement in traffic despite the new measures.
Yeni önlemlere rağmen trafikte fazla bir **azalma** olmadı.