"a vested interest in" in Turkish
Definition
Bir kişinin bir konuda kişisel çıkarı varsa, o işin sonucundan doğrudan fayda sağlar ve bu nedenle tarafsız olmakta zorlanabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iş, politika veya önyargı ile ilgili konuşmalarda kullanılır; ardından 'in' ve konu gelir.
Examples
He has a vested interest in the company’s success.
Şirketin başarısında **kişisel çıkarı** var.
Parents often have a vested interest in their children’s education.
Ebeveynlerin genellikle çocuklarının eğitimiyle ilgili **kişisel çıkarları** olur.
She has a vested interest in keeping the project going.
Projeyi sürdürmekte **kişisel çıkarı** var.
Of course he wants the deal—he’s got a vested interest in it.
Tabii ki anlaşmayı istiyor—çünkü bunda **kişisel çıkarı** var.
Be careful—she has a vested interest in how this turns out.
Dikkat et—bu işin nasıl sonuçlanacağında **kişisel çıkarı** var.
People with a vested interest in the system rarely support big changes.
Sistemde **kişisel çıkarı** olanlar genellikle büyük değişiklikleri desteklemezler.