"a king's ransom" in Turkish
servetbir servet değerinde para
Definition
Çok büyük miktarda para; alışılmıştan veya beklenenden çok daha fazla.
Usage Notes (Turkish)
Deyimdir, genellikle gayri resmi. Büyük paraları abartılı biçimde anlatır: 'bir servet değerinde.' Küçük miktarlar için kullanılmaz.
Examples
That watch cost a king's ransom.
O saate **servet** verdim.
They spent a king's ransom on their wedding.
Düğünlerine **servet** harcadılar.
You could buy a house with a king's ransom.
**Servet** ile bir ev alabilirsin.
This vacation cost me a king's ransom, but it was worth it.
Bu tatil bana **bir servete** mal oldu ama değerdi.
They offered him a king's ransom to stay with the company.
Şirkette kalması için ona **servet** teklif ettiler.
Some rare paintings are worth a king's ransom these days.
Bazı nadir tablolar şu anda **bir servet** ediyor.