"wind through" in Turkish
Definition
Bir bölgeden kıvrılarak veya dolambaçlı bir şekilde geçmek; çokça kıvrımlı yol veya nehir gibi.
Usage Notes (Turkish)
"Wind through" genellikle yol, nehir, patika gibi şeyler için kullanılır, insanlar için kullanılmaz. Yumuşak, kıvrımlı bir ilerlemeyi anlatır. "wind" burada "find" gibi okunur.
Examples
The river winds through the valley.
Nehir vadiden **dolambaçlı şekilde geçiyor**.
A narrow path winds through the forest.
Dar bir patika ormanın içinden **dolambaçlı şekilde geçiyor**.
The road winds through the mountains.
Yol dağların arasından **dolambaçlı şekilde geçiyor**.
The train winds through picturesque countryside every afternoon.
Tren her öğleden sonra manzaralı kırsaldan **dolambaçlı şekilde geçiyor**.
We watched the parade wind through the city streets.
Geçit töreninin şehir sokaklarından **dolambaçlı şekilde geçtiğini** izledik.
A stream of tourists winds through the busy market every weekend.
Turist akını her hafta sonu kalabalık pazardan **dolambaçlı şekilde geçiyor**.