"unseemly" in Turkish
Definition
Bir ortamda uygun ya da kabul edilebilir olmayan, özellikle toplulukta ya da resmi ortamlarda hoş karşılanmayan davranış veya tutum.
Usage Notes (Turkish)
'Yakışıksız' ve 'uygunsuz' daha çok yazılı ve resmi dilde; 'davranış', 'tutum', 'söz' gibi ifadelerle birlikte kullanılır. Ciddi bir kabalıktan ziyade sosyal beklentinin aşılması anlamı taşır.
Examples
His unseemly comments shocked everyone at the meeting.
Onun **yakışıksız** yorumları toplantıdaki herkesi şaşırttı.
It is unseemly to shout in a library.
Kütüphanede bağırmak **yakışıksız**dır.
Her unseemly laughter made the situation awkward.
Onun **uygunsuz** gülüşü ortamı tuhaflaştırdı.
Wearing pajamas to a wedding would seem unseemly to most people.
Bir düğüne pijama ile gitmek, çoğu kişi için **yakışıksız** görünecektir.
They apologized for their unseemly behavior at the dinner party.
Akşam yemeği partisindeki **uygunsuz** davranışları için özür dilediler.
There's something unseemly about boasting of your success in front of struggling friends.
Zorluk çeken arkadaşlarının önünde başarısıyla övünmekte **yakışıksız** bir şey var.