好きな単語を入力!

"undersea" in Turkish

denizaltı

Definition

Denizin yüzeyinin altında bulunan, gerçekleşen veya var olan. Genellikle okyanus altındaki şeyler veya faaliyetler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Denizaltı' özellikle bilimsel veya teknik konularda geçerlidir; 'undersea cable' — denizaltı kablosu gibi. Nehir, havuz gibi deniz olmayan sular için uygun değildir.

Examples

The scientists studied undersea creatures.

Bilim insanları **denizaltı** canlılarını inceledi.

There is an undersea volcano near the island.

Adanın yakınında bir **denizaltı** volkanı var.

They installed an undersea cable for the internet.

İnternet için bir **denizaltı** kablosu kurdular.

Exploring undersea caves is both exciting and dangerous.

**Denizaltı** mağaraları keşfetmek hem heyecan verici hem de tehlikeli.

The new documentary features stunning undersea photography.

Yeni belgeselde çarpıcı **denizaltı** fotoğrafları yer alıyor.

After the storm, many undersea cables needed repairs.

Fırtınadan sonra birçok **denizaltı** kablosunun onarıma ihtiyacı vardı.