"unassailable" in Korean
Definition
Yenilmesi, çürütülmesi veya karşı çıkılması imkânsız olan; genellikle savunma, itibar veya argümanlar için kullanılır.
Usage Notes (Korean)
Resmi, akademik veya hukuk metinlerinde sık kullanılır. 'unassailable argument', 'unassailable reputation' gibi yapılarda görülür, doğrudan insan veya nesne için nadiren kullanılır.
Examples
Her logic was unassailable.
Onun mantığı **karşı çıkılamazdı**.
The defendant gave an unassailable alibi.
Sanık **kanıtlanamaz** bir mazeret sundu.
They built an unassailable fortress on the hill.
Onlar tepenin üzerinde **yenilmez** bir kale inşa ettiler.
Her record at work is truly unassailable—no one can criticize it.
İşindeki sicili gerçekten **tartışılamaz**—kimse eleştiremiyor.
The data is unassailable; the results speak for themselves.
Veriler **tartışılamaz**; sonuçlar her şeyi açıklıyor.
With such an unassailable lead, it's clear they'll win the championship.
Böylesine **yenilmez** bir farkla, şampiyonluğu kazanacakları kesin.