"suppression" in Turkish
Definition
Bir şeyi özellikle güç kullanarak durdurma, engelleme veya duyguları, faaliyetleri ya da bilgilerin açığa çıkmasını önleme.
Usage Notes (Turkish)
'Suppression' daha çok resmi, akademik veya politik ortamlarda kullanılır ('suppression of protests', 'suppression of anger'). 'Prevention'dan daha güçlüdür. 'Oppression' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The suppression of facts is harmful to society.
Gerçeklerin **bastırılması** toplum için zararlıdır.
They criticized the suppression of free speech.
Onlar, ifade özgürlüğünün **bastırılmasını** eleştirdiler.
Anger suppression can cause stress.
Öfke **bastırması** strese yol açabilir.
The government’s suppression of the protest drew international attention.
Hükümetin protestoyu **bastırması** uluslararası dikkat çekti.
Emotional suppression isn’t always the best solution—it can backfire.
Duygusal **baskılama** her zaman en iyi çözüm değildir—ters tepebilir.
News suppression is often a sign of a lack of transparency.
Haber **bastırılması** genellikle şeffaflık eksikliğinin bir işaretidir.