"subverting" in Turkish
Definition
Bir sistemi, otoriteyi veya yerleşmiş bir inancı gizlice veya dolaylı yoldan zayıflatmaya ya da yıkmaya çalışmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle politik veya sosyal alanlarda geçer; örneğin 'subverting democracy' (demokrasiyi baltalamak). Gizli veya dolaylı hareketleri anlatır.
Examples
He was accused of subverting the government's message.
Hükümetin mesajını **alt üst etmekle** suçlandı.
She is subverting traditional ideas about art.
Sanatla ilgili geleneksel fikirleri **alt üst ediyor**.
These actions are subverting the school rules.
Bu eylemler okul kurallarını **baltalıyor**.
Are you subverting the system on purpose, or is this just a coincidence?
Sistemi bilerek mi **alt üst ediyorsun**, yoksa bu sadece bir tesadüf mü?
The movie got popular for subverting expectations at every turn.
Film, her sahnede **beklentileri alt üst ettiği** için popüler oldu.
He enjoys subverting the usual way things are done just to see people's reactions.
O, insanların tepkisini görmek için işleri alışılmış şekilde yapmayı **alt üst etmeyi** sever.