好きな単語を入力!

"skeleton in the closet" in Turkish

büyük sırgizli ayıp

Definition

Geçmişte kalmış, ortaya çıkarsa utanç veya sorun yaratacak bir sır.

Usage Notes (Turkish)

Bu deyim genellikle gayriresmî konuşmalarda kullanılır; aile veya kişinin utanç verici gizli geçmişini ifade eder. İngiliz İngilizcesinde 'skeleton in the cupboard' şeklinde de geçer.

Examples

Everyone has a skeleton in the closet.

Herkesin bir **büyük sırrı** vardır.

She has a skeleton in the closet from her college days.

Onun üniversite yıllarından kalma bir **büyük sırrı** var.

The politician tried to hide his skeleton in the closet.

Siyasetçi, **büyük sırrını** saklamaya çalıştı.

Turns out, the company had a pretty big skeleton in the closet.

Meğerse şirketin de oldukça büyük bir **büyük sırrı** varmış.

You never know what skeletons in the closet someone might have.

Birinin ne tür **büyük sırları** olduğunu asla bilemezsiniz.

When the story broke, a lot of old skeletons in the closet came out.

Haber ortaya çıkınca birçok eski **büyük sır** açığa çıktı.