"shunning" in Turkish
Definition
Bir kişi ya da şeyi bilerek ve isteyerek görmezden gelmek veya toplumdan dışlamak, genellikle toplumsal onaylamama amacıyla yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel uzak durmayı değil, özellikle toplumsal veya ahlaki gerekçelerle yapılan sosyal dışlamayı ifade eder. 'Toplumdan dışlama' anlamında kullanılır.
Examples
The community was shunning him after his mistake.
Topluluk, hatasından sonra onu **uzaklaştırıyordu**.
She is shunning unhealthy foods now.
Artık sağlıksız yiyecekleri **uzaklaştırıyor**.
The group began shunning new members.
Grup yeni üyeleri **dışlamaya** başladı.
He felt the sting of shunning when his friends stopped talking to him.
Arkadaşları konuşmayı bırakınca, o **uzaklaştırmanın** acısını hissetti.
Some religious groups practice shunning as a form of discipline.
Bazı dini gruplar, ceza yöntemi olarak **uzaklaştırma** uygular.
Despite shunning social media, he still hears about the latest news.
**Sosyal medyadan uzak dursa da**, yine de en son haberleri duyuyordu.