好きな単語を入力!

"ruins" in Turkish

harabekalıntı

Definition

Çökmüş veya yıkılmış eski binaların, şehirlerin ya da yapıların kalıntıları, özellikle tarihi olanlar.

Usage Notes (Turkish)

'Harabe' ve 'kalıntı' genellikle tarihi veya eski yapıların kalıntıları için kullanılır; sıradan kırık veya çöp için değil. 'Antik harabeler', 'Roma harabeleri' gibi kullanılır.

Examples

We visited the ancient ruins last summer.

Geçen yaz antik **harabeleri** ziyaret ettik.

There are many ruins in this old city.

Bu eski şehirde birçok **harabe** var.

The earthquake left the temple in ruins.

Deprem tapınağı **harabeye** çevirdi.

Tourists love to take photos among the ruins at sunset.

Turistler gün batımında **harabelerin** arasında fotoğraf çekmeyi sever.

It feels mysterious walking through these ruins at night.

Bu **harabeler** arasında geceleri yürümek gizemli hissettiriyor.

After centuries, the castle’s ruins are still standing.

Yüzyıllar sonra bile kalenin **harabeleri** hâlâ ayakta duruyor.