"queues" in Turkish
Definition
Sırasını bekleyen insan veya araç dizisi, ya da işleme alınmayı bekleyen bir liste.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok İngiliz İngilizcesinde kullanılır; ABD'de genellikle 'line' denir. Teknolojide bekleyen işler için de 'kuyruk' kullanılır.
Examples
There are three queues at the ticket counter.
Bilet gişesinde üç tane **kuyruk** var.
The students formed queues outside the classroom.
Öğrenciler sınıfın dışında **kuyruk** oluşturdu.
Buses arrive and leave in queues at the station.
Otobüsler istasyonda **kuyrukla** gelir ve gider.
Supermarket queues get really long on weekends.
Süpermarketteki **kuyruklar** hafta sonları çok uzar.
My printer has several jobs stuck in its queues.
Yazıcımda birkaç iş **kuyrukta** takılı kaldı.
People usually join the shortest of the available queues.
İnsanlar genellikle en kısa **kuyruğa** katılır.