好きな単語を入力!

"quandary" in Turkish

ikilemçıkmaz

Definition

Tüm seçenekler eşit derecede iyi ya da kötü göründüğünde, ne yapacağına karar vermenin zor olduğu durum.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok yazılı ve ciddi/üst düzey konuşmada kullanılır. Basit seçimlerde değil, gerçekten zor ve çıkmaz durumlarda ifade edilir. 'Bir ikilemde kalmak' veya 'çıkmazda olmak' şeklinde sıkça geçer.

Examples

He was in a quandary about which job to take.

Hangi işi seçeceği konusunda **ikilemde** kaldı.

The sudden rain put us in a quandary without an umbrella.

Ani beklenmedik yağmur bizi şemsiyesiz **ikileme** soktu.

She found herself in a quandary over what to say.

Ne söyleyeceğine karar veremeyip **ikilemde** kaldı.

Honestly, I'm in a real quandary—both choices have serious downsides.

Açıkçası, gerçek bir **ikilem** içerisindeyim—her iki seçeneğin de ciddi dezavantajları var.

Whenever you’re in a quandary, it helps to talk things over with a friend.

Ne zaman **ikilemde** kalırsan, bir arkadaşınla konuşmak işe yarar.

I ended up in a quandary when both invitations turned out to be on the same night.

Her iki davet de aynı geceye denk gelince **ikilemde** kaldım.