"proofs" in Turkish
Definition
Bir şeyin doğru olduğunu gösteren kanıt veya deliller. Matematikte mantıklı açıklamalar olarak kullanılır; baskı veya fotoğrafçılıkta ise test baskıları anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'proofs' çoğunlukla hukuki veya günlük dilde kanıt anlamında kullanılır. Matematikte ise mantıksal çözüm/kanıt, baskı/fotoğrafta ise kontrol/prova baskısı demektir. 'approvals' veya 'tests' kavramlarıyla karıştırılmamalı.
Examples
The detective found several proofs at the crime scene.
Dedektif olay yerinde birkaç **kanıt** buldu.
She showed her proofs to the teacher.
Öğretmenine **kanıtlarını** gösterdi.
Mathematicians spend years working on difficult proofs.
Matematikçiler zor **ispatlar** üzerinde yıllarca çalışır.
The lawyer gathered all the proofs needed for the case.
Avukat, dava için gerekli tüm **kanıtları** topladı.
We need solid proofs before we can believe those claims.
Bu iddialara inanmadan önce sağlam **kanıtlara** ihtiyacımız var.
The photographer sent me the proofs so I could pick my favorite pictures.
Fotoğrafçı, favori fotoğraflarımı seçmem için bana **prova baskıları** gönderdi.