"preventive" in Turkish
Definition
Kötü bir durum, özellikle hastalık ya da problem oluşmadan önce, bunu engellemek için yapılan şey.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tıbbi ya da resmi bağlamlarda kullanılır; 'preventive care' (koruyucu sağlık hizmeti), 'preventive measures' (önleyici tedbirler) gibi. Mevcut soruna çözüm değil, sorun oluşmadan önce yapılır.
Examples
Doctors recommend preventive check-ups every year.
Doktorlar her yıl **önleyici** muayene tavsiye eder.
Washing your hands is a preventive step against illness.
Ellerinizi yıkamak hastalığa karşı **önleyici** bir adımdır.
The vaccine is a preventive medicine.
Aşı bir **önleyici** ilaçtır.
We're taking preventive measures to avoid further damage.
Daha fazla hasarı önlemek için **önleyici** önlemler alıyoruz.
Good sleep can have a preventive effect on many illnesses.
İyi uyku pek çok hastalık üzerinde **önleyici** etki yaratabilir.
He likes to take a preventive approach rather than wait for problems to appear.
Sorunlar ortaya çıkmasını beklemek yerine **önleyici** bir yaklaşım benimsemeyi sever.