好きな単語を入力!

"precursor" in Turkish

öncülhabercisi

Definition

Bir şeyin ya da birinin başka bir şeyden önce gelmesi ve genellikle sonrasında ne olacağına dair ipucu vermesi veya hazırlık yapmasıdır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi, bilimsel veya teknik alanlarda kullanılır. 'precursor to', 'precursor of disease' gibi kalıplarda rastlanır. 'ancestor' ya da 'forerunner' ile karıştırmayın.

Examples

The telephone was a precursor to modern smartphones.

Telefon, modern akıllı telefonların **öncülü** idi.

Dark clouds are often a precursor to a storm.

Koyu bulutlar genellikle bir fırtınanın **habercisidir**.

Electric cars are considered a precursor to future transportation technology.

Elektrikli arabalar, geleceğin ulaşım teknolojisinin **öncülü** olarak görülüyor.

Some scientists think that birds are the evolutionary precursors of modern reptiles.

Bazı bilim insanları, kuşların modern sürüngenlerin evrimsel **öncülü** olduğunu düşünüyor.

That short film acted as a precursor to the director's later blockbuster.

O kısa film, yönetmenin sonraki gişe rekoru kıran filminin bir **öncülü** oldu.

She had a fever, which was a precursor to her getting the flu.

Ateşi vardı, bu onun grip olacağının bir **habercisiydi**.