"potpourri" in Turkish
Definition
Kurumuş ve kokulu çiçeklerle yapılan hoş kokulu karışım; ayrıca çeşitli şeylerden oluşan bir topluluk anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Potpuri', hem gerçek kokulu karışım hem de farklı şeylerden oluşan bir bütünü belirtir; figüratif anlamda daha çok edebi ya da resmi ortamlarda kullanılır.
Examples
She placed a bowl of potpourri on the table to make the room smell nice.
Odayı güzel kokutmak için masanın üstüne bir kase **potpuri** koydu.
The gift shop sells bags of dried potpourri.
Hediyelik eşya dükkânında kurutulmuş **potpuri** paketleri satılıyor.
A potpourri of flowers decorated the shelf.
Raf, çiçeklerden oluşan bir **potpuri** ile süslenmişti.
The concert was a potpourri of popular songs from the past decade.
Konser, son on yılın popüler şarkılarından oluşan bir **potpuri** idi.
Her essay was a potpourri of personal stories and funny quotes.
Onun makalesi, kişisel hikâyeler ve komik alıntıların bir **potpuri**siydi.
The menu offered a potpourri of dishes from all around the world.
Menüde dünyanın dört bir yanından yemeklerin bir **potpuri**si sunulmuştu.