"play the race card" in Turkish
Definition
Birinin, genellikle siyasi veya sosyal tartışmada, üstünlük elde etmek için ırkçılık suçlamasını veya ırk konusunu gündeme getirmesi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz bir anlam taşır ve yanlış veya adil olmayan bir taktik olarak görülür. Siyasi tartışmalarda sık duyulur ve çoğu zaman tartışmalıdır.
Examples
Some politicians play the race card to win votes.
Bazı politikacılar oy kazanmak için **ırk kartını oynar**.
She accused her opponent of playing the race card during the debate.
Tartışma sırasında rakibini **ırk kartını oynamakla** suçladı.
It's not fair to play the race card to avoid criticism.
Eleştirilerden kaçmak için **ırk kartını oynamak** adil değil.
Whenever he gets called out, he tries to play the race card instead of addressing the problem.
Ne zaman eleştirilense, sorunu çözmek yerine **ırk kartını oynamaya** çalışıyor.
Journalists accused the mayor of playing the race card to distract from the real issues.
Gazeteciler, belediye başkanının asıl sorunlardan dikkatleri dağıtmak için **ırk kartını oynadığını** iddia etti.
People get frustrated when leaders play the race card instead of working for real change.
Liderler gerçek değişim için çalışmak yerine **ırk kartını oynayınca** insanlar rahatsız oluyor.