好きな単語を入力!

"play for time" in Turkish

zaman kazanmaya çalışmakzaman kazanmak

Definition

Bilerek karar vermeyi veya bir şey yapmayı geciktirerek daha fazla zaman kazanmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmî olmayan bir kullanımdır; genellikle baskı altındayken vakit kazanmaya çalışırken söylenir. Gerçek oyunla ilgili değildir, sadece oyalama anlamındadır.

Examples

The manager tried to play for time before making a final decision.

Yönetici, nihai kararı vermeden önce **zaman kazanmaya çalıştı**.

She asked more questions to play for time during the interview.

Mülakat sırasında **zaman kazanmak için** daha fazla soru sordu.

The team called a timeout to play for time.

Takım **zaman kazanmak için** mola aldı.

"Are you just trying to play for time until you think of an excuse?"

"Bir bahane bulana kadar sadece **zaman mı kazanmaya çalışıyorsun**?"

Our lawyer is playing for time while searching for new evidence.

Avukatımız, yeni kanıtlar ararken **zaman kazanmaya çalışıyor**.

Instead of answering, he just kept playing for time with small talk.

Cevap vermek yerine, gereksiz sohbetle **zaman kazanmaya devam etti**.