"people person" in Turkish
Definition
İnsanlarla vakit geçirmeyi seven, kolayca uyum sağlayan ve sosyal ortamlarda rahat olan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve olumlu bir ifadedir; özellikle dışa dönük veya insan ilişkileri iyi olanları tanımlamak için kullanılır. 'public figure' veya 'socialite' ile karıştırmayın.
Examples
She is a real people person and makes friends easily.
O gerçek bir **insan canlısı**, kolayca arkadaş ediniyor.
If you are a people person, you will enjoy this job.
Eğer siz bir **insan canlısı**ysanız, bu işten zevk alırsınız.
My brother is not a people person; he prefers quiet places.
Kardeşim bir **insan canlısı** değil; sessiz yerleri tercih eder.
You can tell she's a people person by the way she brightens up the room.
Odaya girdiğinde ortamı aydınlatmasından onun bir **insan canlısı** olduğu belli.
I'm not really a people person, but I try my best at parties.
Ben aslında çok **insan canlısı** değilim ama partilerde elimden geleni yapıyorum.
Our manager is a total people person—everyone feels comfortable around her.
Yöneticimiz tam bir **insan canlısı**—herkes onun yanında rahat hissediyor.