好きな単語を入力!

"outermost" in Turkish

en dıştaki

Definition

Bir şeyin merkezi veya içinden en uzakta olan, en dıştaki kenarda bulunan.

Usage Notes (Turkish)

'Outermost' yalnızca katmanlı veya sınırları olan nesneler için kullanılır; örneğin 'outermost planet' veya 'outermost layer' gibi, insanlarda kullanılmaz.

Examples

The outermost ring of the tree is the youngest.

Ağacın **en dıştaki** halkası en genç olandır.

Earth is not the outermost planet in our solar system.

Dünya, güneş sistemimizdeki **en dıştaki** gezegen değildir.

Only the outermost layer of the cake is covered in chocolate.

Pastanın sadece **en dıştaki** katı çikolatayla kaplıdır.

To peel the fruit, you need to remove the outermost skin first.

Meyvenin kabuğunu soymak için önce **en dıştaki** deriyi çıkarmanız gerekir.

I noticed the outermost seat on the bus was empty, so I took it.

Otobüsteki **en dıştaki** koltuğun boş olduğunu fark ettim ve oraya oturdum.

Scientists measured the temperature in the outermost part of the atmosphere.

Bilim insanları atmosferin **en dıştaki** bölümündeki sıcaklığı ölçtü.