"outdo" in Turkish
Definition
Birinden daha iyi bir şey yapmak veya onu geride bırakmak; çoğunlukla rekabet ortamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle önemli ve takdir edilen başarılar için kullanılır. 'outdo oneself' — kendini aşmak, 'outdo the competition' — rakipleri geride bırakmak. Küçük günlük işler için uygun değil.
Examples
She tried to outdo her brother in the game.
Oyun sırasında kardeşini **geride bırakmaya** çalıştı.
Every team wants to outdo the others.
Her takım diğerlerini **geride bırakmak** ister.
Can you outdo your best score?
En iyi puanını **geride bırakabilir misin**?
They always try to outdo each other with gifts at Christmas.
Noelde birbirlerine hediye ile sürekli **üstün gelmeye** çalışırlar.
Don’t try to outdo everyone—just do your best.
Herkesi **geride bırakmaya** çalışma—sadece elinden gelenin en iyisini yap.
He really outdid himself with that amazing speech.
O mükemmel konuşmasıyla gerçekten **kendini aştı**.