"nubile" in Turkish
Definition
Genç bir kadının evlenme çağına geldiğini ve genellikle fiziksel çekiciliğinin ön planda olduğunu belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, eski tarz veya edebi metinlerde kullanılır; gündelik konuşmada kullanmak uygun değildir, eski ya da cinsiyetçi gelebilir.
Examples
The village believed she was nubile and ready for marriage.
Köy halkı onun **evlenme çağına gelmiş** ve evliliğe hazır olduğuna inanıyordu.
Many stories describe nubile princesses waiting for suitors.
Birçok hikayede **evlenme çağına gelmiş** prenseslerin taliplerini beklediği anlatılır.
She was considered nubile in her community.
Köyünde onun **evlenme çağına gelmiş** olduğu düşünülüyordu.
The novelist used the word nubile to describe the beauty of the heroine.
Romancı, kahramanın güzelliğini anlatmak için **evlenme çağına gelmiş** kelimesini kullandı.
In literature, nubile often carries a sense of youth and allure.
Edebiyatta **evlenme çağına gelmiş** ifadesi genellikle gençlik ve cazibeyi ima eder.
He made an outdated comment about a nubile actress in the film.
Filmdeki **evlenme çağına gelmiş** bir aktris hakkında eski moda bir yorum yaptı.