"morally bankrupt" in Turkish
Definition
Bir kişinin, kurumun veya davranışın temel ahlaki ilkeleri tamamen kaybetmiş ya da hiçe saydığını belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok eleştirel ve resmi ortamlarda kullanılır; siyasetçi, şirket veya çıkarı için ahlağı önemsemeyen kişiler için güçlü bir suçlama ifade eder. 'İflas' burada gerçek anlamda ekonomik değildir.
Examples
The company was called morally bankrupt after the scandal.
Skandalden sonra şirkete **ahlâken iflas etmiş** dendi.
Many people think lying for profit is morally bankrupt.
Birçok insan, çıkar için yalan söylemenin **ahlâken iflas etmiş** olduğunu düşünüyor.
The dictator’s actions were completely morally bankrupt.
Diktatörün eylemleri tamamen **ahlâken iflas etmiş** durumdaydı.
Some politicians are so morally bankrupt that they’ll do anything for power.
Bazı politikacılar öyle **ahlâken iflas etmiş** ki güç için her şeyi yapabilirler.
If you support such policies, you must be morally bankrupt yourself.
Böyle politikaları destekliyorsan, sen de **ahlâken iflas etmiş** olmalısın.
That kind of behavior is just plain morally bankrupt—there’s no excuse for it.
Bu tür davranışlar tamamen **ahlâken iflas etmiş** bir şeydir—hiçbir bahanesi yok.