"lymphocytic" in Turkish
Definition
Lenfosit adı verilen bir beyaz kan hücresiyle ilgili veya onu içeren.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tıbbi ve bilimsel terimlerde kullanılır. 'lymphocytic leukemia' gibi ifadelerde ismi nitelendirir; tüm beyaz kan hücreleri için değil, sadece lenfositler için geçerlidir.
Examples
The doctor explained the lymphocytic response in my blood test.
Doktor kan testimdeki **lenfositik** yanıtı açıkladı.
She was diagnosed with lymphocytic leukemia.
Ona **lenfositik** lösemi teşhisi kondu.
A lymphocytic infiltration was found in the tissue sample.
Doku örneğinde **lenfositik** infiltrasyon bulundu.
The pathologist noted a marked lymphocytic presence in the biopsy.
Patolog biyopside belirgin **lenfositik** varlık tespit etti.
Chronic lymphocytic conditions are often monitored with regular blood tests.
Kronik **lenfositik** durumlar genellikle düzenli kan testleriyle izlenir.
Researchers are studying new treatments for lymphocytic diseases.
Araştırmacılar **lenfositik** hastalıklar için yeni tedaviler üzerinde çalışıyor.