"let it go" in Turkish
Definition
Kızgınlık ya da hayal kırıklığı gibi duyguları serbest bırakıp yaşananları geride bırakmak. Bir şeyi kafaya takmamak veya artık endişelenmemek anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan ortamlarda kullanılır. Özellikle birine sorunları kafaya takmamasını veya eski kırgınlıkları bırakmasını tavsiye ederken söylenir.
Examples
It's time to let it go and move forward.
Artık **bırakmak** ve ilerlemek zamanı.
She couldn't let it go after the argument.
Tartışmadan sonra bir türlü **bırakamadı**.
If you make a mistake, just let it go.
Hata yaptıysan, sadece **bırak gitsin**.
Honestly, you just have to let it go or it'll eat you up inside.
Açıkçası, sadece **bırakmak** zorundasın; yoksa seni içten içe bitirir.
He finally decided to let it go and stop holding grudges.
Sonunda **bırakmaya** ve kin tutmamaya karar verdi.
Whenever things get tough, I remind myself to let it go.
Zor zamanlarda kendime hep **bırakmak** gerektiğini hatırlatırım.