好きな単語を入力!

"lectern" in Turkish

konuşma kürsüsülektör

Definition

Not, kitap veya belgeyi yerleştirip dinleyiciye hitap etmek için kullanılan eğimli ve yüksek bir stanttır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi, akademik veya dini ortamlarda kullanılır; 'konuşma kürsüsünde durmak' ve 'kürsüden konuşmak' gibi kalıplar yaygındır. 'Podium' (yükseltilmiş platform) ile karıştırılmamalıdır.

Examples

The speaker put his notes on the lectern.

Konuşmacı notlarını **konuşma kürsüsüne** koydu.

She stood behind the lectern to give her speech.

Konuşmasını yapmak için **konuşma kürsüsünün** arkasında durdu.

The classroom has a wooden lectern at the front.

Sınıfın önünde ahşap bir **konuşma kürsüsü** var.

He adjusted the height of the lectern before starting his presentation.

Sunumuna başlamadan önce **konuşma kürsüsünün** yüksekliğini ayarladı.

She left her laptop on the lectern after the meeting by accident.

Toplantıdan sonra laptopunu yanlışlıkla **konuşma kürsüsünde** bıraktı.

At the ceremony, the awards were announced from the lectern at center stage.

Törende ödüller, sahnenin merkezindeki **konuşma kürsüsünden** açıklandı.