好きな単語を入力!

"lamenting" in Turkish

ağlamakyakınmakyas tutmak

Definition

Bir şeyi kaybetmekten veya kötü bir olaydan dolayı yüksek sesle ya da belirgin şekilde üzüntü belirtmek.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya edebi dilde kullanılır; genellikle kaybedilen şey ('lamenting her youth') belirtilerek kullanılır. Günlük konuşmada 'mourning' veya 'complaining' kullanılabilir.

Examples

She spent the day lamenting the loss of her cat.

O, gününü kedisini kaybettiği için **ağlayarak** geçirdi.

People were lamenting after the town was destroyed.

Kasaba yıkıldıktan sonra insanlar **yas tutuyordu**.

He keeps lamenting his missed opportunity.

Kaçırdığı fırsat için sürekli **yakınıyor**.

Stop lamenting the past and move forward.

Geçmişi **ağlamayı** bırak ve ilerle.

You’re always lamenting about how hard your job is.

Sürekli işinin ne kadar zor olduğundan **yakınıyorsun**.

Everyone was lamenting, but no one offered a solution.

Herkes **yakınıyordu**, ama kimse bir çözüm önermedi.