"knock on heaven's door" in Turkish
Definition
Birinin ölümüne çok yaklaştığını veya hayatının sonuna geldiğini anlatan, çoğunlukla şiirsel ve sembolik bir deyimdir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok şairane ve sembolik anlamda, ciddi hastalık veya yaşlılık için kullanılır. Resmi tıbbi dilde kullanılmaz.
Examples
After the accident, he was knocking on heaven's door for days.
Kaza sonrası günlerce **cennet kapısını çaldı**.
The old woman was knocking on heaven's door, but she was not afraid.
Yaşlı kadın **cennet kapısını çalıyordu**, ama hiç korkmuyordu.
When someone is very sick, people might say he is knocking on heaven's door.
Birisi çok hastaysa, insanlar onun **cennet kapısını çaldığını** söyler.
He’s been fighting cancer for years, but now he’s really knocking on heaven’s door.
Yıllarca kanserle savaştı, ama artık gerçekten **cennet kapısını çalıyor**.
After hearing the news, I realized my grandfather was knocking on heaven’s door.
O haberi alınca dedemin **cennet kapısını çaldığını** fark ettim.
He was unconscious and barely breathing—really knocking on heaven's door at that point.
Bilinçsizdi ve zar zor nefes alıyordu – gerçekten **cennet kapısını çalıyordu** o noktada.