"jettisoned" in Turkish
Definition
Bir aracı hafifletmek için bir şeyi dışarı atmak veya artık ihtiyaç olmayan bir şeyden kurtulmak.
Usage Notes (Turkish)
Genelde resmi veya teknik durumlarda, özellikle havacılık, denizcilik, bilimde ve mecazi anlamda fikir veya plandan vazgeçmek anlamında kullanılır. Günlük 'atmak' için değil, daha kasıtlıdır.
Examples
The pilot jettisoned extra fuel before landing.
Pilot inişten önce fazla yakıtı **attı**.
The ship jettisoned some cargo to stay afloat.
Gemi su üstünde kalmak için bazı yükleri **attı**.
He jettisoned old documents he didn't need anymore.
Artık ihtiyaç duymadığı eski belgeleri **attı**.
We quickly jettisoned those expensive features from the project to save money.
Paradan tasarruf etmek için o pahalı özellikleri projeden hızla **çıkardık**.
After the argument, she jettisoned any hope of reconciliation.
Tartışmadan sonra barışma umudunu tamamen **terk etti**.
The company jettisoned outdated policies to modernize its culture.
Şirket, kültürünü modernleştirmek için eski politikaları **terk etti**.