好きな単語を入力!

"irrefutable" in Turkish

çürütülemezreddedilemez

Definition

Doğruluğu tartışmaya veya reddedilmeye tamamen kapalı olan; kesin olarak kabul edilen.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi, akademik veya hukuki ortamlarda kullanılır. 'Çürütülemez kanıt', 'reddedilemez delil' gibi ifadelerle sıkça geçer. Sadece tartışılması zor şeyler için değil, tamamen inkâr edilemez durumlar için uygundur.

Examples

The lawyer presented irrefutable proof of his client's innocence.

Avukat, müvekkilinin masumiyetine dair **çürütülemez** kanıtlar sundu.

There is irrefutable evidence of climate change.

İklim değişikliğiyle ilgili **çürütülemez** kanıtlar var.

His story was supported by irrefutable facts.

Onun hikayesi **çürütülemez** gerçeklerle destekleniyordu.

That's an irrefutable argument—you can't argue with that logic.

Bu **çürütülemez** bir argüman—o mantığa karşı çıkamazsın.

With such irrefutable proof, the case was closed quickly.

Böylesine **çürütülemez** kanıtlarla dava hızla kapandı.

She made an irrefutable point during the debate that left everyone silent.

Tartışmada öyle bir **çürütülemez** nokta ileri sürdü ki herkes sessiz kaldı.