"hullabaloo" in Turkish
Definition
Önemsiz bir konu hakkında fazla gürültü, telaş veya karmaşa olduğunda ortaya çıkan durum.
Usage Notes (Turkish)
Resmiyetten uzak, samimi ortamlarda kullanılır; genellikle 'yaygara koparmak', 'curcuna yapmak' şeklinde kullanılır. Ciddi olaylar için uygun değildir.
Examples
The children made a hullabaloo in the classroom.
Çocuklar sınıfta büyük bir **yaygara** çıkardı.
There was a big hullabaloo over the new school rules.
Yeni okul kurallarıyla ilgili büyük bir **curcuna** oldu.
Why is everyone making such a hullabaloo?
Herkes neden bu kadar **yaygara** koparıyor?
Social media went wild with hullabaloo about the celebrity's new hairstyle.
Ünlünün yeni saç modeliyle ilgili sosyal medyada büyük bir **curcuna** çıktı.
After all that hullabaloo, it turned out to be nothing important.
Tüm bu **yaygara**dan sonra önemli bir şey olmadığı ortaya çıktı.
He loves to create a hullabaloo wherever he goes.
O, nereye gitse bir **curcuna** çıkarmayı sever.