"hold with" in Turkish
Definition
Bir fikirle aynı fikirde olmak veya bir şeyi onaylamak; genellikle olumsuz olarak, katılmamayı ifade etmek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Modern İngilizcede nadir ve daha çok resmi/yazınsal dilde; genellikle olumsuz biçimde ('I don't hold with...') kullanılır. 'agree with' ile her durumda aynı değildir; özellikle ahlaki ya da kişisel gerekçelerle karşı çıkmayı vurgular.
Examples
I don't hold with cheating on tests.
Sınavda kopya çekmeyi **onaylamıyorum**.
My grandparents never held with eating fast food.
Büyükanne ve büyükbabam hızlı yemek yemeye **katılmazdı**.
He doesn't hold with violence of any kind.
Hiçbir tür şiddete **katılmaz**.
I just don't hold with staying up all night to work.
Ben tüm gece çalışmaya **katılmıyorum**.
She doesn't hold with sharing personal details online.
O çevrimiçi kişisel detay paylaşımına **katılmıyor**.
They don't hold with tradition just for tradition's sake.
Sadece gelenek olduğu için geleneğe **katılmazlar**.