"goad into" in Turkish
Definition
Birini, genellikle istemediği veya tereddüt ettiği bir şeyi yapmaya zorlamak ya da kışkırtmak.
Usage Notes (Turkish)
"Goad into", genellikle gayri resmi konuşmalarda, birini alay veya baskıyla harekete geçirmeyi anlatır. "goad someone into doing something" kalıbında sıkça kullanılır ve hafif olumsuz bir tını taşır.
Examples
He goaded her into joining the contest.
O, onu yarışmaya katılması için **kışkırttı**.
Don't let them goad you into making a bad decision.
Onların seni kötü bir karar vermeye **teşvik etmesine** izin verme.
The kids goaded him into trying the spicy food.
Çocuklar, onu acı yemeği denemesi için **kışkırttı**.
His friends kept teasing him until they finally goaded him into dancing on the table.
Arkadaşları onunla dalga geçti ve sonunda onu masanın üstünde dans etmeye **kışkırttı**.
She was usually shy, but his jokes goaded her into speaking up.
Normalde utangaçtı ama onun şakaları konuşmaya başlamasını **teşvik etti**.
I wouldn't have bought it if my brother hadn't goaded me into it.
Kardeşim beni buna **teşvik etmeseydi**, almazdım.