"frame up" in Turkish
Definition
Birine suç atmak veya iftira atmak için kasıtlı olarak sahte delillerle onu suçlu göstermek. Genellikle hukuki veya polisle ilgili durumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Her zaman olumsuz ve gayri resmi bir anlam taşır. Genellikle 'birine iftira atmak' olarak kullanılır; 'frame' (çerçeve) ile karıştırılmamalı.
Examples
They tried to frame up the innocent man for the robbery.
Onlar masum adamı soygundan dolayı **iftira atmaya** çalıştı.
She was framed up by her coworkers because of jealousy.
Kıskançlık yüzünden iş arkadaşları tarafından ona **iftira atıldı**.
It turned out the man was framed up and never did anything wrong.
Sonunda adamın **iftira** edildiği ve hiçbir şey yapmadığı ortaya çıktı.
Everyone suspected Tommy, but he swore someone had framed him up.
Herkes Tommy'den şüphelendi ama o birinin kendisine **iftira attığına** yemin etti.
The detective realized the evidence was too perfect—it had to be a frame up.
Dedektif delillerin fazlasıyla kusursuz olduğunu fark etti—bu kesinlikle bir **iftira**.
'Don’t trust him,' she warned. 'He’ll frame you up if he gets the chance.'
'Ona güvenme,' diye uyardı. 'Fırsat bulursa sana **iftira atar**.'