好きな単語を入力!

"foresee" in Turkish

öngörmek

Definition

Bir şeyin gelecekte olacağını önceden bilmek ya da tahmin etmek.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya iş ortamlarında kullanılır. Bilgiye veya analize dayalı tahminler için uygundur; hayali tahminler için değil. Sık kullanılan kalıp: 'öngöremedik'.

Examples

No one can foresee the future.

Kimse geleceği **öngöremez**.

It is hard to foresee problems before they happen.

Sorunlar ortaya çıkmadan önce **öngörmek** zordur.

Teachers try to foresee challenges their students may face.

Öğretmenler, öğrencilerinin karşılaşabileceği zorlukları **öngörmeye** çalışır.

Honestly, I didn’t foresee things turning out like this.

Dürüst olmak gerekirse, işlerin böyle olacağını **öngöremedim**.

Good leaders can foresee risks and plan ahead.

İyi liderler riskleri **öngörebilir** ve önceden plan yapabilirler.

We couldn’t foresee the company growing this fast.

Şirketin bu kadar hızlı büyüyeceğini **öngöremedik**.