好きな単語を入力!

"forerunner" in Turkish

öncülöncühabercisi

Definition

Bir şeyden veya birinden önce gelen, gelecekte olacaklara işaret eden ya da yol açan kişi veya şeydir. Genellikle büyük yeniliklerin öncüsü anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve teknik bağlamlarda tercih edilir. "forerunner of modern technology" ifadesi, bir yeniliğin çıkış noktasını tanımlar. Sıradan 'önceki' yerine, bir gelişmenin veya olayın habercisi olan şeyler için kullanılır.

Examples

The telephone was a forerunner of modern communication devices.

Telefon, modern iletişim cihazlarının **öncülü**ydü.

This machine is the forerunner to many new technologies.

Bu makine, birçok yeni teknolojinin **öncülüdür**.

He was seen as a forerunner in the field of science.

O bilim alanında bir **öncü** olarak görülüyordu.

The early trains were really just forerunners of today’s high-speed rail.

İlk trenler aslında bugünkü yüksek hızlı trenlerin **öncülleriydi**.

Many people consider email to be a forerunner of social media.

Birçok kişi e-postayı sosyal medyanın **öncüsü** olarak kabul ediyor.

That chilly wind is often a forerunner of a storm.

Serin rüzgar genellikle bir fırtınanın **habercisidir**.