好きな単語を入力!

"foisting" in Turkish

dayatmakzorla kabul ettirmek

Definition

Birine istemediği bir şeyi hileli veya gizli bir şekilde zorla kabul ettirmek.

Usage Notes (Turkish)

Günlük ve resmi olmayan konuşmalarda kullanılır. Genellikle 'foist something on/upon someone' ifadeleriyle geçer ve istenmeyen görev veya ürünlerle ilişkilidir. Kandırma veya adaletsizlik içerir.

Examples

He keeps foisting his old clothes onto me.

Sürekli eski kıyafetlerini bana **dayatıyor**.

They are foisting extra work on us.

Bize fazladan iş **dayatıyorlar**.

Stop foisting your opinions on me.

Fikirlerini bana **dayatmayı** bırak.

Don’t let them get away with foisting responsibility onto you.

Onların sorumluluğu sana **dayatmasına** izin verme.

The salesman was foisting useless gadgets on unsuspecting customers.

Satıcı, habersiz müşterilere işe yaramaz aletleri **dayatıyordu**.

I ended up foisting the dessert on my friends because I was too full.

Çok tok olduğumdan sonunda tatlıyı arkadaşlarıma **dayatmak** zorunda kaldım.