"float around" in Turkish
Definition
Havada veya suda sabit bir konumda olmadan dolanmak, ya da dedikodu veya fikir gibi net kaynağı olmayan bir şeyin ortalıkta dolaşması.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmi konuşmada kullanılır. Hem bir nesnenin/kişinin su veya havada durmasını, hem de kaynağı belli olmayan söylenti veya bilginin yayılmasını anlatır. 'rumors floating around' çok duyulur. 'circulate' kadar resmi değildir.
Examples
Some balloons float around in the sky after the party.
Partiden sonra bazı balonlar gökyüzünde **etrafa dolaşıyor**.
There is a story floating around about a secret tunnel.
Gizli bir tünelle ilgili bir hikaye **ortalıkta dolaşıyor**.
After lunch, papers started to float around the office.
Öğle yemeğinden sonra ofiste kağıtlar **etrafa dolaşmaya** başladı.
There’s a rumor floating around that the company is closing down.
Şirketin kapanacağına dair bir söylenti **ortalıkta dolaşıyor**.
Don’t believe everything you hear floating around these days.
Bu günlerde **ortalıkta dolaşan** her şeye inanma.
My keys must be floating around here somewhere—I just saw them.
Anahtarlarım kesin burada bir yerde **etrafa dolaşıyor**—az önce gördüm.