"financier" in Turkish
Definition
Büyük miktarda para yöneten ve özellikle işletmelere veya finansal projelere yatırım yapan kişi veya kuruluş.
Usage Notes (Turkish)
'Finansör' genellikle önemli miktarda sermayeye sahip yatırımcılar için kullanılır; sıradan banka çalışanları için uygun değildir. 'Uluslararası finansör', 'girişim finansörü' gibi ifadelerde görülür.
Examples
The financier invested millions in the new hotel.
**Finansör**, yeni otele milyonlar yatırdı.
A financier often works in large cities such as New York or London.
Bir **finansör** genellikle New York veya Londra gibi büyük şehirlerde çalışır.
The company found a new financier for the project.
Şirket, proje için yeni bir **finansör** buldu.
After talking to several banks, they finally secured a loan from a private financier.
Birkaç bankayla görüştükten sonra, sonunda özel bir **finansörden** kredi aldılar.
She's a well-known financier in the international tech industry.
O, uluslararası teknoloji sektöründe tanınmış bir **finansördür**.
The film wouldn't have been possible without an independent financier stepping in.
Bağımsız bir **finansör** devreye girmeseydi film gerçekleşemezdi.