好きな単語を入力!

"faustian bargain" in Korean

파우스트식 거래악마와의 거래

Definition

Kişinin kişisel çıkar için ahlak veya değerlerinden vazgeçtiği, genellikle ciddi ve uzun vadeli sonuçlar doğuran bir anlaşma. İfade, Faust masalına dayanmaktadır; Faust, bilgi ve güç uğruna ruhunu şeytana satmıştır.

Usage Notes (Korean)

Edebi ve kültürel bir göndermedir; çoğunlukla resmi, akademik veya entelektüel konuşmalarda kullanılır. Çıkar için ahlaki taviz verilen kararları eleştirmek için kullanılır. Kelime anlamında değildir; siyaset, iş dünyası ya da kişisel hırs konularında sık rastlanır.

Examples

Making a faustian bargain means choosing short-term gain over long-term values.

Bir **faustvari anlaşma** yapmak, uzun vadeli değerler yerine kısa vadeli kazancı seçmek demektir.

He entered a faustian bargain to get ahead in his career.

Kariyerinde ilerlemek için bir **faustvari anlaşmaya** girdi.

The company made a faustian bargain by ignoring environmental rules for profit.

Şirket, kâr elde etmek için çevre kurallarını görmezden gelerek **faustvari anlaşma** yaptı.

Many believe the politician made a faustian bargain to stay in power.

Birçok kişi politikacının iktidarda kalmak için **faustvari anlaşma** yaptığını düşünüyor.

Selling your principles for money is basically a faustian bargain.

İlkelerini para için satmak temelde **faustvari bir anlaşmadır**.

He knew it was a faustian bargain, but he couldn't resist the offer.

Bunun bir **faustvari anlaşma** olduğunu biliyordu ama teklife karşı koyamadı.