"fasten up" in Turkish
Definition
Bir şeyi sıkıca kapatmak veya sabitlemek, örneğin düğme, fermuar, emniyet kemeri veya kayış gibi. Genellikle kıyafetler veya güvenli kapanması gereken eşyalar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
"Fasten up" biraz gayriresmi, genellikle kıyafet veya emniyet kemeri gibi kapanması gereken şeylerde kullanılır. 'fasten' veya 'do up' ile de değiştirilebilir. Çok resmi yazılarda kullanılmaz; kapı için uygun değildir ('close/shut' tercih edilir).
Examples
Please fasten up your seatbelt before the car moves.
Araba hareket etmeden önce lütfen emniyet kemerinizi **takın**.
Can you help me fasten up this dress at the back?
Bu elbiseyi arkasından **iliklememe** yardım edebilir misin?
Don't forget to fasten up your jacket before you go outside.
Dışarı çıkmadan önce ceketini **ilkle**meyi unutma.
"Kids, fasten up! We're about to leave."
"Çocuklar, **takın**! Hemen çıkıyoruz."
She had trouble fastening up her boots with gloves on.
Eldiven takarken botlarını **ilitlemekte** zorlandı.
It's starting to snow, so you should fasten up your coat tight.
Kar yağmaya başladı, bu yüzden kabanını iyice **ilikle**.