好きな単語を入力!

"extradite" in Turkish

iade etmek (suçlu iadesi)

Definition

Bir kişiyi suç işlediği ülkeye veya yargılanacağı yere resmi olarak teslim etmek demektir.

Usage Notes (Turkish)

Yasal ve resmi bir terimdir; sadece suç ve ceza davalarında kullanılır. 'deport etmek' göçmenlikle ilgilidir, karıştırılmamalı. Genelde iki ülke arasında anlaşma gerekir.

Examples

The government agreed to extradite the suspect to France.

Hükümet, şüpheliyi Fransa'ya **iade etmeye** karar verdi.

They want to extradite him because he broke the law in another country.

Başka bir ülkede yasa çiğnediği için onu **iade etmek** istiyorlar.

If caught, the criminal will be extradited to his home country.

Yakalansa, suçlu kendi ülkesine **iade edilecek**.

It took months of negotiation to finally extradite the fugitive.

Kaçağı **iade etmek** için aylarca müzakere yapıldı.

The two countries argued for years over whether to extradite the businessman.

İki ülke bu iş adamının **iade edilip edilmeyeceği** konusunda yıllarca tartıştı.

Without an agreement, it's almost impossible to extradite someone across borders.

Bir anlaşma olmadan, birini sınır ötesi **iade etmek** neredeyse imkansızdır.